“Konforlu hissettiğim yer gerçekten bana iyi geliyor mu, yoksa sadece tanıdık olduğu için mi bırakamıyorum?”
Bazı insanlar vardır hayatımızda… Bize zarar verir ama bırakamayız.
Bazı alışkanlıklarımız vardır… Bizi yavaş yavaş tüketir ama değiştiremeyiz.
Ve bazı duygular, düşünceler, ortamlar vardır… Rahat değilizdir ama tanıdıktır.
İşte bu yazı, tanıdık olanın yarattığı sahte rahatlığı sorgulayan bir yolculuktur.
Tanıdık Olan Her Zaman İyi Olan Değildir
Psikolojik olarak tanıdık olan, beyinde “güvenli” algısıyla eşleşir.
Çünkü beyin için tanıdık = öngörülebilir = hayatta kalma ihtimali daha yüksek.
Bu yüzden kişi:
- Toksik bir ilişkiden çıkamaz
- Yıllardır aynı döngüde kalır
- Kendisini küçülten ortamlarda sessizleşir
- Kendisini tüketen alışkanlıklara geri döner
Sadece bildiği yer orasıdır.
Sahte Rahatlık Nasıl Anlaşılır?
Gerçek rahatlık:
- Sakinlik verir
- İçini genişletir
- Kendini olduğun gibi hissettirir
Sahte rahatlık ise:
- Hareket etmemen için seni oyalayan bir konfor sağlar
- Değişim ihtiyacını bastırır
- “İyiyim işte, şükür” cümleleriyle kendini kandırmana neden olur
Neden Tanıdık Olanı Tercih Ederiz?
- Çocukluktan gelen ilişki modelleri:
Sınır ihlali olan bir evde büyüyen biri için toksik ilişki tanıdık gelir.
Eleştirilen biri için sessiz kalmak “korunma” biçimi haline gelir. - Bilinmezlik korkusu:
Yeni bir hayat kurmak, yeni bir karar almak…
Hepsi belirsizlik içerir. Tanıdık olan ise “risk içermeyen” gibi hissedilir. - Suçluluk duygusu:
Bizi yoran şeyleri bırakmak, sanki nankörlükmüş gibi algılanabilir.
“Bana çok şey kattı ama artık iyi gelmiyor” diyemeyiz.
Çünkü içten içe kendimizi sorumlu hissederiz.
Gerçek Rahatlık Ne Zaman Başlar?
- Bir şeye değil, kendine sadık kaldığında başlar.
- Artık seni taşımayan şeyleri fark edip, suçluluk duymadan bırakabildiğinde başlar.
- İç sesin “burası artık sana iyi gelmiyor” dediğinde onu duymaya cesaret ettiğinde başlar.
Kendine Sorulacak 5 Soru:
- “Beni rahatlatan bu durum gerçekten bana iyi mi geliyor?”
- “Burada kalmamın sebebi sevgi mi, korku mu?”
- “Bu alışkanlığı devam ettirmemin bana faydası ne, zararı ne?”
- “Yeni bir şey denemekten neden bu kadar korkuyorum?”
- “Bu konfor alanı mı, yoksa duygusal uyuşma mı?”
Son Söz
Tanıdık olanı bırakmak kolay değildir. Ama zorunda da değilsin.
Sadece fark etmekle başla.
Çünkü her fark ediş, içinden yeni bir yol doğurur.
Ve o yol seni gerçekten iyi gelen şeylere götürür.
Kln. Psk. Gökçe İPEK
Yorumlar (0)
Yorum Yap